Aidat  Ödemek  İçin

TIKLAYINIZ

Tütün ve BağımlılıkYapıcı maddelerin denetimi ile ilgili sorularınızı Gen.Bşk.Yrd. H.Berat KÖSE'ye iletebilirsiniz. 

Köşe Yazısı Emrah ÖZTEPE

Açık yarayı kaşıMAk!

 

Değerli meslektaşlarım,

 

2014 KPSS’yi geride bırakarak iki yıllık bir alım dönemleri sürecine girmiş olduk. Her KPSS öncesi çöken sessizlik, yerini alım öncesi “coşku”suna bıraktı. Tabi haliyle açıklanan kadrolarda meslektaşlarımızın olmaması veya 10-20 adetlik kontenjanlar, mesleği dolayısıyla bizleri üzüyor.  Ülkenin ve dünyanın çevre sorunları gün gibi ortada dururken, çevre sağlığı ile ilgili bölümler her sene bin öğrenciye yakın kayıt gerçekleştiriyor. Sağlık Meslek Liselerinin,torba kanun ile sadece üç yardımcı bölüm mezunu verecek şekilde kısırlaştırılması mezun sayımızı da etkiledi şüphesiz.

Okumuş olduğunuz yazı bazı teknik kavramların açıklanması, kurumların durumlarının değerlendirilmesi, mevcut durumun tespiti ve çözüm önerilerini anlatacaktır.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, sağlık hizmetlerinin sathında dengeli dağılımının yapılarak, hizmetin yaygınlaştırılarak, ülkenin en uç noktasına bile sağlık hizmeti sunmanın yetkisini Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına vermektedir. Bakanlık merkez ve taşra birimlerinde personel planlamasını ve istihdamını belirlediği mer’i mevzuatta belirtilen standart kadro ve Personel Dağılım Cetveli (PDC) yöntemi ile yapar. Kadro standartları nüfus esasına göre hazırlanır. Kabaca değinecek olursak yerleşim yerlerinin nüfus sayımlarında elde edilen verilere göre hizmet birimlerinin kurulumu sağlanıp,1.000 kişiye 10.000 kişiye 100.000 düşen hekim, yardımcı sağlık personeli vb. hedeflere yönelik hesap ve planlar yapılarak, hizmet sağlanır.

Yönerge ile hukuki zemine oturtulan Standart Kadro sayısı, hizmet birimlerinde kaç kişi çalışması gerektiğini belirtmektedir. Standart çok uzun vadede (50 yıl için) olması gereken personel sayısı, PDC’nin ise elde mevcut olan personelin dengeli dağılımını belirten sayı olduğu bilinmektedir. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarında, Çevre Sağlığı Teknisyen ve Teknikerleri aynı standart kadro sayının içinde değerlendirilmiştir. Yani teknisyen ve tekniker ayrımı yapmadan tek sayı olarak kurumların standartı belirlenmiştir.

 

Genel Durum

 

Mayıs 2011 de kamu hayatının hızla değişimi için hükümet tarafından 36 tane Kanun Hükmünde Kararname çıkarılarak kurumlar yapılandırıldı. 663 sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığı Yapılandırılarak, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları olarak yeni bir yapı olarak ortaya çıktı. Bu 2003-2013 yıllarını kapsayan Sağlıkta Dönüşüm Programının bir parçası idi. Böylelikle ortaya yeni bağlı kuruluşlar Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK), Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu (TKHK), Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü gibi. Bu yapılandırma personel ve taşınır, taşınmaz mallar ile büyük bir bölüşüm yapılarak yeni bir çok taşınır, taşınmaz ve personel ihtiyacını ortaya çıkardı. Tabi birkaç 12 Haziran 2011’de yapılan genel seçimden sonra, kamu hayatını yapılandıran hükümet gerekli maddi olanakları kurumlara bol bol vererek, sancılı bir dönemin kolay geçmesini ve oluşturulan yeni kurumların biran önce kamu hayatı içinde yerini almasını sağladı. O dönemden sonra yeni kurulmuş olan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, o zamana kadar gerçekleşen birçok alımın ana aktörü oldu.

 

Mesleğimizin doğuşu ve ana icra merkezinin Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarındaki durum hali hazırda şöyledir; THSK’da 3800-3900, TKHK’da 450-500, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünde 160-170 civarı meslektaşımız görev yapmaktadır. Sayılar Mayıs ve Haziran aylarında görüştüğümüz yetkilerden nakledildiği ve sonrasında 2014 yılı Kurumlar arası geçiş kurası gerçekleştiğinden net sayı verememekteyim.

 

Kurumlar açısından baktığımızda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun Türkiye geneli %124 doluluk oranı ile çalıştığını biliyoruz. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun bünyesinde 2000’i aşan ÇST standartı bulunurken dörtte biri kadar bir personel istihdam ettiğini görmekteyiz. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ise standart kadrosunun dolu olduğunu yaptığımız görüşmelerde öğrenmiş bulunmaktayız. Bu tabloya bakıldığında THSK’nın ana istihdam merkezi olduğu açıktır. Zaten mesleğin özü koruyucu sağlık hizmetlerin tesisi olduğundan, 663 sayılı KHK ile bu görevde bu kuruma verildiğinden asli görevimizi icra edebileceğimiz yer olarak ön plana çıkmaktadır. THSK’nın %124 gibi bir doluluğu var iken sadece emeklilik, evlilik, ölüm, yeni birim açılması, mazeret tayinleri gibi nedenlerle boşalan birimlere alım dönemlerinde 10-15 kişi civarında ilana çıkıldığını görmekteyiz. Yine Türkiye genelini ifade eden bu doluluğun, orta büyüklükte ve küçük illerde çok hissedilmemesinin nedeni ise malum batı illerine yığılmadan kaynaklıdır. Bir ilin aslında ÇST ihtiyacı var iken ülke genelinde doluluğun %100’ü aşması, ihtiyaç sahibi birimlerin mağduriyetine sebep oluyor.

 

Yine Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ilk defa istihdam edilecek kadroları hemşire, sağlık memuru (toplum sağlığı teknisyeni) için ayırıyor. Bakıldığı zaman TKHK orta vadede (bana göre 5 yıl) bu 1500-1600 ÇST istihdam etme ihtiyacı var iken, ülkenin 2015 itibariyle 200 bine yaklaşık hemşire ihtiyacı bulunmakta. Bu yüzden ebeler ve toplum sağlığı teknisyenleri hemşire olarak çalıştırılabiliyor.

 

Bana göre Çözüm

 

Kısa vadede Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu bünyesinde, 20 bin kadrodan pay almak. Bu konuda 2014 Haziranından bu yana ilgili kuruma yaptığımız randevu taleplerinden olumlu cevap alamadık, hatta hiç cevap alamadık maalesef. Herhangi bir girişimde bulunmadığımız düşünülmesin. Çünkü başta dediğim gibi bu açık yara en çok burada kaşınıyor ve çoğu zaman art niyetli kullanılıyor. Nitekim standartı tanımlarken elli yıl gibi bir zamana göre planlama şeklinde düşünüldüğünü söylemiştim yukarıda. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumundaki standart personel kadrosunda ki açığın, 1-2 yıl gibi sürede tüm kadroların doldurularak tamamlanmasını beklemek doğru değil diye düşünüyorum. Böyle söylemlere girersem sadece meslektaşlarımı yanıltmış olurum. Tabi hükümetin seçim öncelerindeki yatırımlarından pay alabilirsek meslek olarak, standart kadro sayılarının arttırılmasını sağlayabiliriz. Zaten bunu atama daire başkanlarıyla yaptığımız görüşmelerde talep ettik dernek olarak.

 

Uzun vadede ise yeni durum, kurum ve politikalardan faydalanmak. İstihdam alanları keşfedip, öneri getirmek. Geçmişte portör muayeneleri ve iş yerlerine denetim yapılması konusunda yüksek tecrübesi olan meslektaşlarımızın, İş Sağlığı alanına entegre edilerek, istihdam sağlanması için çalışmalar yapıldı. Hali hazırda İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi kurulacak Toplum Sağlığı Merkezlerine fazlada iki Çevre Sağlığı Teknisyeni PDC artırım çalışmasıvyapıldı ve THSK Kurum Başkanı ve sonrasında Müsteşarlık onayından geçtiğince yürürlüğe girecek. Bu da çalışanların rahat yer değiştirmelerini, sonrasında boşalan yerlerin istihdamı döngüsünde, yeni alımlar olacağının habercisidir. Buvolay uzun zamandır yönetimin takibindedir. Ancak “pazardaki ete soğan doğranmaz” anlayışını taşıdığımızdan, planın bürokrasi silsilesini tamamlamasını bekliyoruz. Diğer bir konu Tütün ve Tütün ürünleri denetçisi diye bir kadro meydana getirilip, mevcut meslektaşlarımızın daha iyi özlük ve mali haklarla istihdam edilmesi konusunda yaptığımız başvuru. Bu başlı başına çok geniş istihdam alanı açacak bir olay olacaktır. Zaten Tütün, tütün ürünleri ve bağımlılık yapıcı maddelerle mücadele hükümetten ziyade devlet politikasına dönüşmüş durumda ki, bu talebimizin uzun vadede karşılanacağını düşünüyoruz. Bu paragrafta bahsettim görüşmeler ve detayları www.cesatder.org.tr adresimizin arşivlerinde bulunmaktadır.  

 

Sosyal Medya

Her atama döneminde, eleştiri, hakaret hatta küfür gibi durumlara maruz kalmaktayız. Tabi destek ve memnuniyetsizliğin en kolay ile getirildiği sosyal medya en iyi ortam. Ama talepkar ve istekli arkadaşlarımızı atandıktan sonra ortalarda görmüyoruz bir daha.

Sonra yeni mezun meslektaşlar geliyor kaşımaya başlıyor “atanamayanlar yarasını”, onlarda bu mücadeleye geçmişe hiç bakmadan sıfırdan başlıyor. Art niyetli kişiler ve popülist söylemlerin bu işi çözmeyeceği kesin. Uzun vadeli planlar gerçek hayatta popüler ve talep gören durumlar değildir. Zaten umut tacirliğide kısa vadeli kazanım vaadi ile gerçekleşiyor. Twitter’da sesimizin çıkması için tendy topic olmak gerekiyor, bu da yüz bini görmek demek. Biz yüz olamadık… Facebook’ta grup, sayfa, hesap açan açana… tabi temsil kabiliyeti belirginliğini yitiriyor hal böyle olunca. Bir de “… ben derneğe üye değilim ama…” deyip ağzına geleni rahatlıkla söyleyenler var ki, tahammül sınırım yok oluyor onlara karşı. İnanın her gün o bilmiş bilmiş akıl veren arkadaşlardan daha ilgiliyim sorunlara ve her gün onlardan daha fazla meslektaşla görüşüp sorunlarını çözmeye çalıyorum.

 

Son olarak popüler olmayan, içte kanayan yaraların bazılarını sıralamak isterim;

 

  • İş Sağlığı ve Güvenliğinde
  • Diğer Sağlık Personelinin Durumu
  •  Ek Ödeme adaletsizliği
  • Tütün için yapılan denetimlere fark verilmemesi
  • Meslek dışı çalıştırılma
  • Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği garabeti
  • Lisans tamamlamada Çevre Mühendisliğine geçememe
  • 3 tl gibi sembolik bir aidatı olan derneğimizin aylık aidatın yüz katına erişememesi durumu.....

 

Emrah ÖZTEPE 14/11/2014