Aidat  Ödemek  İçin

TIKLAYINIZ

Tütün ve BağımlılıkYapıcı maddelerin denetimi ile ilgili sorularınızı Gen.Bşk.Yrd. H.Berat KÖSE'ye iletebilirsiniz. 

Köşe Yazısı Harun ÜRGÜN

Sahiplenmeliyiz

30/11/2012


ÇESAT-DER kurulduğu günden bu yana görevini başarıyla sürdürmektedir. Çevre Sağlığı alanında çalışanların sorunlarını çözmede, yeni iş alanları açma gayretleri ve sosyal medyada yorum yapan her kesin görüşlerini alır, karar alıcı makamlara iletir, gerekli kamuoyunu oluşturur ve ilgili kurumlarla temas ve çalışmalar yapar. Bu faaliyetler tüm üyelere açıktır.

Kamu ve özel sektörden gelen tüm haber, bilgi ve iş fırsatları ÇESAT-DER iletişim sayfalarında tüm üyelere duyurulmakta, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve ataması yapılmayan meslektaşlarımızın sorunları hakkında, görüş ve bilgi alış verişinde bulunmaları sağlanmaktadır.

Bir derneğin arkasındaki maddi ve manevi güç üyeleridir. Yıllık aidatlarınızın o derneğe katkı sağlamasından daha önemlisi üyelerin yarattığı baskı potansiyelidir. Bir başka deyişle, bir derneğin ne kadar fazla üyesi varsa çalışmalarını ve sesini o kadar duyurma şansı vardır. Basın yayın kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları, 25-50 kişilik gruplardan ziyade çok sayıda, üyesi olan bir derneğin daha fazla dikkate alınacağı malumunuzdur.


Çevre ,Orman ve Şehircilik Bakanlığı

28/06/2012


Şehircilik,Çevre ve Orman Bakanlığı Atanamayan Çevre Sağlığı Teknisyenleri İçin Umut Kapısı Olabilir mi?

Hızlı Artan Sanayileşme ile birlikte hızla artmakta olan nüfus ile birlikte kirlenen yer altı ve yerüstü kaynakların korunması, gürültü, hava kirliliğine karşı okullarında bu konuda eğitim gören ve yıllarca atanmayı bekleyen Çevre Sağlığı Teknisyen ve Teknikerlerine  acaba bir iş kapısı olabilir mi?Ülkemizde son yıllarda koruyucu sağlık hizmetlerine gerekli önem verilmemektedir. Birinci Süper Güçlerin yer altı ve yerüstü zenginlikleri bilinçsizce kullanmaları sonucu hayatımızda hızla değişmeler olmakta ve dünyamızın geleceği tehdit altındadır. Dünyada ki çevre felaketlerine karşı yıllarda yapılmakta olan göstermelik toplantı ve seminerlerden de görüleceği gibi somut bir adım ATILMAMAKTADIR.Özellikle sanayileşme ile köyden kente göçün yoğun olduğu Ülkemizde  çevre sorunu düşünülmemektedir. Çevre kavramı evrenseldir, bir başka şehirdeki çevre sorunu veya dünyanın herhangi bir yerindeki çevre felaketleri tüm insanlığı ve geleceğimizi tehdit etmektedir.(Çernobil,Japonya daki deprem sonrası oluşan nükleer felaket v.b) Ülkemizin ara eleman ihtiyacını gidererek  meslek sahibi olmalarını sağlayan meslek liseleri gittikçe önemini kaybetmektedir.

Ülkemizde düzensiz şehirleşme ve hızlı göç sorununa yıllardır çare bulunamamaktadır. Daha önce kurulan Çevre ve Orman Bakanlığında; okullarında bu müfredata uygun eğitim gören Çevre Sağlığı Teknisyeni ve Teknikerlerine kadrolarına yer verilmemişti. Umuyorum adı ve misyonu değiştirilen bu bakanlıkta gerekli düzenlemeler yapılarak  bu konuda eğitim almış meslektaşlarımızın istihdamında gerekli düzenlemeler yapılır. Sevgilerimle.


Başarılar Diliyorum.

06/03/2012



Yönetim Kurulları değişiklikleri her zaman oluşumlara yeni bir hava ve heyecan katmaktadır. Yeni yönetimler beklentilere ve umutlara vesile olurlar. Yeni Yönetim Kurulumuzun’’Ülkemize, insanlarımıza, mesleğimize ve meslektaşlarımıza yararlı ve meslektaşlarımızın çıkarları doğrultusunda hareket eden, siyasi içerikten uzak, hangi düşünceden olursa olsun tüm üyelerini kucaklayan, üyeler arasında çalışan çalışmayan ayrımı yapmayan, ileride olabilecek soruların tespitinde ve çözümüne katkı yapan meslektaşlarının sesine kulak veren ve meslek çıkarlarını koruyan, mesleğini ve meslektaşının çıkar ve gelecekleri için etkin bir kamuoyu oluşturarak, mesleğini yücelten bir gayret ve tutum içinde olacaklarına olan inancım da, ümidim de tamdır. Bu vesileyle Olağanüstü Genel Kurulda, yeni seçilen Yönetim kuruluna çalışmalarında başarılar diler. Allah (c.c) yar ve yardımcıları olmasını temenni ederim.


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kanuni dayanaktan yoksun olan ‘’Bakanlığın Gıdaya Dair Resmi Kontrol Prosedürü’’ yayımlayarak; 5179 sayılı "Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun" ile istemeyerek zorla Türkiye genelinde Tarım Bakanlığına geçirdiği 500 Çevre Sağlığı Teknisyenini mağdur etmeye devam etmektedir. Hukuk Devleti İlkelerine uymayan Kanuni dayanaktan yoksun Prosedürün Genel Hükümler başlığı altında ‘’ç’’ bendi ile ‘’ Resmi kontrollerde, kontrol görevlisine yardımcı olmak üzere ilgili meslek alanlarında eğitim alan tekniker, teknisyenler ve yardımcı sağlık personeli de görevlendirilebilir. Resmi kontrollerde, tutulan tutanaklara unvanlarını belirterek imza atabilirler.’’denilmektedir. Takdiri siz değerli meslektaşlarıma bırakıyorum.


Günümüzde ekonomik gücü olmayan dernek, vakıf, sendika ve benzeri sivil toplum örgütleri ya çok çabuk dağılmakta ya da yeteri kadar kamuoyu oluşturamamaktadırlar. Dolayısı ile bir kurumun ayakta kalabilmesinin en önemli ayağı ekonomidir. Bu nedenle biz üyelerin üzerimize düşen görevi yaparak elimizden geldiği ölçülerde aidatlarımızı ödemeliyiz. Yönetim kuruluna seçilen arkadaşlarımızın tüm ekonomik giderleri karşılamalarını beklememeliyiz ve aidatlarımızı ödeyerek güçlenen ve yenilenen derneğimizi güçlü kılabilmek adına hep beraber bir çaba ve gayret içinde olmalıyız.


Gündem

21/11/2011


 
Öncelikle Van İlimizde Meydana gelen depremde hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Van’da meydana gelen felaket sonrasında başkalarının acıları ile mutlu olan sadist ruhlu kendini bilmez birkaç ırkçının yaptığı davranışları kınıyor, Milletimizin kutuplaştırılmasını isteyen, geri kalmış zihniyete karşı millet olarak kenetlenerek, Van’daki kardeşlerimize sahip çıkarak hep beraber batıdan doğuya, doğudan kuzeye, kuzeyden güneye Millet olarak ırkçılığa tokat indirdik. İslam dinine inanan bir toplum olarak ırkçılık yapmanın dinimizde yeri olmadığının bilincinde olmamız gerekiyor.


‘’Ey İnsanlar, sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır’’(Hucurat 13)


‘’Irkçılık yapanda, ırkçılık için savaşanda ve ırkçılık uğruna ölende, bizden değildir’’ (hadis-i şerif) denilmektedir. Gerisi size kalmış…

           
Ayrıca Van İlimizde meydana gelen deprem sonucunda, yurdumuzun dört bir yanında ki yurttaşlarımızca Van’da ki depremzede kardeşlerine yardımlar gönderilmiş olup ancak tasvip etmediğimiz şekilde yardım konvoylarına saldırılar olmuş ve talan edilmiştir. Bu yardımların daha düzenli olması, ihtiyacı olanlara ulaştırılabilmesi için Vanlı kardeşlerimizin bu tür saldırıda bulunanları engellemeleri ve bölgede çalışan Kamu personeline yardımcı olmaları gerekmektedir. 

***

02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetenin Mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında birçok değişiklik olmuştur. Bu değişikliklerin Ülkemizde ve Sağlık camiasında yapacağı olumlu veya olumsuz etkiler önümüzdeki yıllarda görülecektir. Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlıkta özelleştirmenin önü açıldığı kamuoyunda tartışılmakta ve dillendirilmektedir. Türk Tabipler Birliği yasanın iptali için gerekli girişimlerde bulunacağını bildirmiştir. Bu yasanın sağlık personelini ilgilendiren bazı önemli maddeleri 41. madde ile Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda çalışan personele performans kriteri getirilmesi. 58. madde ile yabancı uyruklu hekim ve hemşire çalıştırılması ve kanunun geçici 4.maddesi ile tüm yönetici kadrolarının iptal edilmesidir.

                                      ***

Milli Takımımız Hırvatistan ile yaptığı play-off maçlar ısonucunda elenerek Avrupa 2012 Futbol Şampiyonasına katılma hakkını kaybetmiştir. Bu maçın ilk ayağı Galatasaray Kulübünün maçlarını yaptığı Türk Telekom Arenada oynanmış ve bazı holiganlarca Milli kalecimiz Volkan’a hakaretler de bulunulmuştur. Beşiktaş sempatizanı olarak bu çirkin saldırıda bulunanları kınıyorum.

                                   ***

Son olarak 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetenin Mükerrer sayısında yayımlanan Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile, eşit işe eşit ücret uygulanması kapsamında sağlık çalışanlarının ilgili kanun çıkmadan önce yıllık izinlerini kullanmalarında ve döner sermayenin az veya yetersiz olduğu yerlerde ek ödeme olarak aldıkları 440 TL ek ödeme miktarları yeni düzenleme ile kadro ve dereceleri üzerinden yeniden düzenlenerek yükseltilmiştir.


1 ve 2. dereceden aylık alanlar 704 TL

3 ve 4. dereceden aylık alanlar 643 TL

5 ve 7. dereceden aylık alanlar 581 TL

Diğer derecelerden aylık alanlarda 541 TL olarak düzenlenmiştir.


Sivil Toplum Örgütü (STÖ)

 26/09/2011


Devletin organları dışında ve devletten bağımsız olarak çalışan, sosyal, kültürel, hukuki, politik ve benzeri amaçlar doğrultusunda çalışmalar yapan, katkı sağlamaya yönelik adımlar atan ,üye olma şartının gönüllülük esasına dayandığı, bağışlarla ve üyelik aidatları ile ayakta durmaya çalışan kuruluşlardır.

Sivil Toplum Örgütü (STÖ) Oda, Sendika, Vakıf ve Dernek adı altında faaliyet gösterirler. Sivil Toplum Kuruluşları bulundukları, kuruldukları ve amaç edindikleri hedefler doğrultusunda üyelerinin, takipçilerinin ve halkın sesi, gözü ve kulağıdır. Üyelerini bilinçlendiren katkı sunan kuruldukları çerçevede üyelerine faydalı ve yararlı olmaya çalışan kuruluşlardır.

Bugün Dünya’da ve Türkiye’de her gün sayıları gittikçe artan; insan, çevre, gençlik, kültür, sanat, sağlık, spor, turizm, doğa ve benzeri çok sayıda sivil toplum örgütü bulunmaktadır.

Ülkemizde Sivil Toplumda, profesyonel değil amatörce bir yaklaşım hâkim. Bir Sivil Toplum Örgütünün başarılı olabilmesi için gereken unsurlar; 
-Kararlılık

-Disiplin

-Kararlara Katılım(Katkı Sunma)

-Sağlıklı bir Örgütlenme

-Kısa ve Uzun Dönemli Stratejiler Belirlemek

-Üyelerin Takipçiliği

-Maddi Destek(bağışlar ve üyelik aidatları) ve bunun gibi bir çok unsur sayılabilir.


Bugün gelişmiş birçok ülkede Sivil Toplum Kuruluşları pek çok alanda yayılmış ve kendilerine yer edinmişler. Nüfusu 9-10 milyon civarında olanda İsveç’te Sivil Toplum Örgütlerine Üye olma sayısı toplamda 70- 80 milyon civarındadır. Burada görülüyor ki her bir vatandaş en az 5 derneğe üye olmuş ve bu sayı kişi başına bazen 10-11 kişi olabilmektedir.

Maalesef Ülkemizde durum pek iç açıcı değil, Bunun bir çok sebebi var en önemli sebep; sosyal ve kültürel gelişmişliklerle birlikte bireylerin hak ve özgürlüklerinin farkına varamadıklarıdır. Ülkemizde faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri arasında iletişim ve diyalog eksikliği bulunmaktadır. Bu bakımdan toplumsal sorunlarda ortak hareket etme ve güç birliği sağlanamamaktadır.

Bugün ülkemizde Sağlık alanında çok sayıda kurulmuş dernek mevcuttur. Ancak Çevre ve Sağlık Derneği (ÇESAD) olarak kurulan ve bu yolda kurulmuş olan tek dernek olan, çalışmalarını Ülke geneline yaymaya çalışan derneğimize siz değerli meslektaşlarımızın gerekli desteği ve katkıyı vermenizi bekliyoruz. 


Hoşgörü üzerine söylenmiş birkaç söz…

09/08/2011


Hoşgörü; kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, müsamahalı, tahammüllü ve bazı olumsuzlukları görmezden gelerek  veya göz yumarak başkalarını değer  ve yargılarında serbest bırakma, izin verme gibi pek çok anlama gelir. Bize hoşgörü anlamında en güzel örnek Mevlana’dır. Mevlana’nın söylediği gibi ’’Sevgide güneş gibi ol, cömertlikte ve yardım etmekte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, hiddet ve öfkede ölü gibi ol, tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol, hoşgörülükte deniz gibi ol, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.’’ Toplum olarak şuanda  en çok ihtiyaç duyduğumuz, hoşgörü ve sevgiyi birbirimizden esirgemeyelim. Birbirimize sevgi ve hoşgörü ile bakmayı öğrenmeliyiz. Toplum olarak Empati yapmayı sevmeyen bir milletiz. Artık bizler empati yapmalıyız. Yani kendimizi karşımızdaki kişinin yerine koyabilmeyi öğrenmeliyiz. Karşımızdaki kişiyi anlamak ve onu algılayabilmek duyumsamak bizlerin gelişmesinde bizlere yol gösterecektir. Gandhi (Hindistan bağımsızlık hareketinin siyasi ve ruhani lideri.) diyor ki’’ Bu çağın gereği ortak bir    din değil,  dinlere bağlı insanlar arasındaki hoşgörü ve sevgidir.’’ Hoşgörü yapılan her şeyin kolayca kabul edilmesi veya onaylanması değildir, hoşgörü başkalarının görüşlerini anlama yeteneğidir ve herhangi bir acı his etmeden anlayışlı bir tartışma dır. Bizler öyle bir hale gelmişiz ki arkadaşlar arasında yapılan küçük bir sohbette dahi tahammülsüz olabiliyor ve aklımıza ne hoşgörü ne de empati geliyor…‘’Toplumsal hayatta en yararlı erdem hoşgörüdür.’’(Dale Camagie Amerikalı kişisel gelişimci ve kişilerarası uzmanı)


Umut ediyorum ki önümüzdeki süreçte millet olarak önyargılarımızdan kurtularak birbirimizi daha iyi anlamak için daha fazla hoşgörülü olur ve empati yapabilen bir toplum olma yolunda ilerleriz. İnsanlar topluluk halinde yaşadıkları için birbirleri ile iyi geçinmek, birbirlerinin haklarına saygı göstermek ve hoşgörülü davranmak zorundadırlar. Bizim için en yüksek ahlâk örneği olan Sevgili Peygamberimizin insanlara karşı büyük bir hoşgörü sahibi olduğunu görüyoruz. Enes b. Malik diyor ki: ‘’On yıl peygamberimizin hizmetinde bulundum, bana bir defa bile 'Öf' dediğini duymadım.


’’Ramazan ayının ve Bayramının tüm İslam âlemine; Sağlık, Mutluluk, Huzur, Barış, Sevgi ve HOŞGÖRÜ getirmesi dileğiyle...


Haklıyız Kazanacağız.

24/06/2011



Saygıdeğer meslektaşlarım; bizler 2004 yılında çıkarılan Gıdaların, Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Türkiye genelinde 500 kişi Gıda Denetimleri için İl Tarım Müdürlüklerinin emrine atandık.5179 sayılı kanun’un 23.maddesi’’… 657 sayılı devlet memuru kanununa tabi olup lise düzeyinde eğitimi olduğu halde, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce denetim görevi yapanları hakları sakladır…’’denilmektedir. Bizler bu kanun kapsamında Sağlık Bakanlığınca tarafımıza verilen ‘’Gıda Denetçisi’’ kartlarımız olduğu ileri sürülerek Tarım Bakanlığına bağlı İl Müdürlüklerinin emrine atandık. Tarım Bakanlığınca nedense bu madde hiç uygulanmadı ve bizler yardımcı gıda denetçisi olarak görevlendirildik. Bu arada çıkarılan Tarım Bakanlığı Yer Değiştirme Yönetmeliğine Sağlık Memuru(Çevre Sağlığı Teknisyenlerini) ya unutarak eklemediler ya da bazı özel nedenler ile eklemeyerek kalkınmada Öncelikli yörede çalışan personele iki yılda bir verilen derece hakkımızı da elimizden aldılar. Daha sonra çıkarılan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu ile tüm yetkilerimizi elimizden alınmıştır.      

179 sayılı yasa ile gıda denetim hizmetlerinde çalıştırılmak üzere Tarım Bakanlığına atanan bizlerin bu kanunsuzluklar karşısında verdiğimiz mücadelemiz hakkımızı alana kadar devam edecektir. Bizler tüm bu olumsuzluklara rağmen ayakta durmalı ve daha sıkı sıkıya kenetlenmeliyiz. Birlikten kuvvet doğar. Unutulmamalıdır Sağlık Bakanlığındaki meslektaşlarımızda her an bu ve benzeri haksız eylemlerle karşı karşıya kalabilirler bin bir güçlüklerle ve imkansızlıklar ile kurulan ‘’ÇESAD’’ a tüm Çevre Sağlığı Teknisyenlerinin kurum gözetmeden üye olmaları gerektiğine inanıyorum. Bizler haklıyız; ’’Haklı olmak, haklı olduğunu bilmek, bir insanı bir ordu içinde bile güçlü yapar.’’ Bizler onurluyuz ve ümitliyiz ‘’Haklı olan bir iddia er geç muzaffer olacaktır.’’ Saygılarımla.
Eğer amacınız sadece konuşmak değilse üye olmanızın bizlere yararları var bunları kısaca açıklayacak olursak; Öncelikle uygar bir vatandaş olarak, toplumsal sorumluluklarınızdan birini yerine getirmiş oluruz. Eğer çevre sağlığı teknisyenliği veya teknikerliği konularında yeterince bilgiye sahip değilseniz, dernek çalışmaları ve bültenleri sayesinde daha fazla bilgiye sahip olursunuz hayır ben zaten bu konularda yeteri bilgi ve birikime sahibim diyorsanız siz anlatın ve bizleri aydınlatın. Üye olduğunuz derneğin çalışmalarından ve gelişmelerden haberdar olursunuz. Her ne kadar çalışmalar yapılıyorsa da her yere yetişmek mümkün değildir. Bu yüzden siz çok konuşanlar bilgi ve birikimleriniz ile çevrenizdeki insanların katılımını da sağlayarak daha güçlü bir dernek oluşturabilirsiniz.

Kırmadan, dökmeden, parçalamadan hep beraber güçlü bir ÇESAT-DER ile tüm sorunlarımız ümit ediyorum hal olacaktır. Saygılarımla.